Neuro Business

Neuroaesthetics (Nöroestetik) & Beyniniz

Neuroaesthetics (Nöroestetik) Bilimi ve Beyin

Nöroloji ve Sanatın, Estetiksel Evliliği…

Her iki disiplinden gelen bilgilerin; etkileşimiyle oluşan ve yeni yüzyılın, en güzel ve en estetik bilimi diyebileceğimiz bu dal; insanların güzelliğe bakışını inceler. Üniversiteler, sanat merkezleri ve kurslarda, bu alanda uzmanlaşmış hocalar tarafından, dersleri verilen popüler bir alt disiplin olarak literatürdeki yerini almış olan bu bilim, antik çağlardan günümüze adeta bir mirastır.

Peki ya; Güzel ve estetik Nedir? Nasıl Algılarız?
Bu ve bunun gibi, insan beynini meşgul eden sorunsallar; insanlığın başlangıcından zamanımıza kadar gelen, bir muamma olmuştur. Kelime kökeni olarak; ilk temel duyum olan estetik; eski Yunanca’da ‘Aisthesis’ sözcüğünden gelmektedir. Sanat, kültür ve doğa üzerine eleştirel düşünce yaparak, sanatsalları inceleme olayıdır. Güzelliğe yönelen, duyu bilgisini konu edinir nöroestetik. Bir diğer tanım ile Nöroestetik, psikolojik estetik, biyolojik mekanizmalar ve insan evriminin kesişimini hedefleyen yeni ve hızla genişleyen bir araştırma alanıdır.

  1. yüzyıldan beri; estetik deneyimlerin sinirsel mekanizmalarını belirleme girişimleri yani, çağdaş nöroestetik, Semir Zeki ve Vilayanur S. Ramachandran’ın nöroestetik üzerine etkili kuramsal çalışmalar ile günümüze kadar gelebildi. Estetik; Neandertal hatta onlardan da önce yaşamışların; peşinde koştukları 3 ana olgudan biridir. Ki bunlar;
    Hakikat, İyilik ve Güzelliktir.

………………………………………………………………………………………………………..

Nöroestetiğin tarihsel serüvenine devam edelim…
Evrimsel Kökenlerimiz ve Nöroestetik; denildiğinde insanoğlunun, yaşamış olduğu mağara duvarlarındaki resimlerden, deniz kabuklarından yapmış oldukları kolyelere kadar, değişik sanat dallarına, göz atmak gerekmektedir.

Şekil 1– Fransa Lascaux mağarasında keşfedilen, eski insanların; duvara çizdikleri resimlerin devamı olarak, günümüz sanatçıları Nöro-logo, kapsamında estetik logolar üzerinde çalışmaktadırlar.

Özellikle, Neandertalların; kendilerine ait bir modalarının, elbise ve kumaş kültürlerinin hatta ve hatta deniz kabuklarından yapmış oldukları özel müzik çalgılarının olduğu bilgilerine varılmıştır. Günümüz modern insan yani; Homosapienslerin, estetiksel miraslarını, atalarına borçlu olduğu görülmektedir.

Nöroestetik;
Atalarımızın; ‘Sanat ve Güzellik Üzerine’ kullanmış oldukları protein ve moleküllerin evrimleşmesiyle, ARTSAPİENS’e miras kalmış öznel bir, zihin sürecidir.

Bir maddenin; bizlere çekici ve itici gelmesinin, evrimsel ana ve hayati nedeni vardır ki, bunlardan bir tanesi, taze ve güzel yiyeceklerin, renkleri, kokuları, şekilleri ve diğer bazı özellikleriyle, dikkatlerimizi çekerek onları güzel bulmak suretiyle onlara yaklaşır, kabullenir ve kullanırız.

……………………………………………………………………………………………..

Fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme f(MRG) tekniğini kullanılarak, yapılan ölçümlerde, bireylerin; bir sanat eseriyle ilgili; düşünme, eylem ve algılama yaparken; (Bir sanat eserine bakmak, yorum yapmak ya da müzik üretmek, dinlemek gibi) birisinin, beyninin değişik alanlarında, metabolik hareketlenmelerin olduğu görülmüştür.

Beynin; bu iş için, enerji harcayıp, oksijen tüketmesi bizlere göstermiştir ki; insan beyni, sanatsal aktivitelere karşı, ilgili hatta ve hatta muhtaç tır.  Hatta kokain, çikolata ve kumar gibi bağımlılık yapan etkenlerin kullanımında, etkileşim içinde olan beyin bölgeleri, sanatsal muhattaplığın etkisinde de aynı beyin bölgelerinin hareketlendiği kayıtlanmıştır.

Öyleyse; estetik, güzellik ve sanat gibi kavramlar; bireyin beyninde var olan bir gerçektir. Bu gerçeklikte kişinin; demografik, sosyolojik ve antropolojik yapısı ile psikanalitik bakış açıları ve kültür seviyesi gibi, faktörler ile değişebilmektedir. Örneğin; bir galerideki sanat eserleri etiketleri üzerindeki ulusal dil değiştirilerek, Asya dilinde, MOMA etiketleri konularak, tüketici sanatseverlerin beyinlerindeki; kültür parametresine seslenilerek, sanatsal beğenilerin artması sağlanmıştır. Bu arada; Gestalt Psikolojisinin, Estetik Felsefeye etkisine de, değinmek elzem olmuştur ki; sanatsal algı ve özellikleri bu psikoloji ile, mümkün olmuştur. Algı ve psikoloji bilimi, böylece bütünlük kazanmış olur.

…………………………………………………………………………………………………….

Estetik; sanat, güzellik ve tat ile alakalı olduğundan, doğal beyin süreçleri gerçekleşmektedir.   Yapılan nöro-görüntüleme çalışmalarında, bir sanat eseriyle etkileşimde olan bir kişinin; şu beyin bölgelerinin çalıştığı gözlemlenmiştir.

  • Dorsa Lateral Prefrontal Cortex;

Prefrontalın bu alanla estetikselliği;

Basal Ganglia, Talamus, Hipokampüs, Orbitofrontal Cortex ve Serebral Korteksin değişik alanlarıyla, ilişkilidir.

  • Orbito Frontal Cortex;

Neokorteksin %20 sini oluşturan bu bölgenin, özellikle orta kısmı; Limbik yani duyusal alan bölgesinde olması nedeniyle, sanatsal duyu entegrasyonlarında ve temsillerinde, aktif rol almaktadır. Sanatsal estetiğin, uzun hafızaya kayıt edilmesinde ise; bir başka alan olan, Hipokampüs ile beraber çalışmaktadır.

 

 

Şekil 2– Orbito Frontal Korteksin; nöroestetik algılamasında, çok önemli bir rolü vardır. Bu rolde; Amigdal ve Hipokampal bölgeler, beraber çalışırlar.

 

  • İnsula;

Soyut düşünebilme, sanatsal algı ve karar alma foksiyonlarında görevlidir ve diğer beyin bölgeleri ile uyumlu çalışır. Ayrıca; müzik ve şarap merkezi olarak da, ünlü bir bölgedir.

  • Amigdala;

Özellikle sağ tarafı; güzellik ve estetik kavramlarını işleyerek, ilgilendiği sanat dalının güzel ya da çirkin olmasına karar vermede etkindir.

Şekil 3- Amigdala; duygularla ilgilenir ve nöroestetiğin, oluşmasında görev alır.

 

  • Neurotransmitterler; Özellikle; bireyin sanatsal aktivitesinde rol alan (Müzik aleti çalmak, resim yapmak, heykel ve iç mimarlık vb.), Dopamin, Serotonin, Glutamat gibi tetikleyici beyin kimyasallarının, nöroestetik açısından son derece önemi vardır. Öyle ki; sanatsal aktivite ve estetik etkileşiminde kişi, bir noktadan sonra; sanatsal bağımlılığa dahi girebilmektedir.

 

  • Görme ve görme yolları;

Günümüz bilim dünyasında, bazı nörologlar gözlerin beynin bir uzantısı değil de, bir parçası olduğunu belirtmekle birlikte; sanat, estetik ve beyin arasında gözlerin ve görme yollarının da elbette etkisi vardır. Görmenin değil de, bakmanın, estetiği açığa çıkaran ana unsur olduğunu bilen bir estetik beyin; doğadaki ışık fotonlarına, yansımalarına, anlam ve ifadelerine daha estetik anlamda, bilişler yükleyebilir.

 

Bu konuda daha geniş bilgiyi; diğer bir makalemde buradan ulaşabilirsiniz.

 

Mahmut KIZILASLANOĞLU – Sanatsal Beyin Eğitmeni – Mühendis

 

 

Makale Referansları:

Arnheim, R. (1974). Art and Visual Perception. Berkeley: A Psychology of the Creative Eye

University of California Press.

Bagozzi, R., Tybout, A.M., and Arbor, A., (Eds) (1993). MI: Association for Consumer

Research, (10), 685-690.

Birkhoff, G.D. (1933). Aesthetic Measure. Cambridge: Harvard University Press.

Bishop, A. (2007). ‘Outside the Square? Aesthetic Response to the Contemporary

Architecture of Federation Square, Melbourne’, The Environmentalist , 27 (1), 63-71.

Cuthbert, A.R. (2006). The Form of Cities, Political Economy and Urban Design. Oxford:

Blackwell Publishing.

Jacobsen T., Höfel L. (2002). ‘Aesthetic Judgments of Novel Graphic Patterns: Analyses of

Leder, H., Belke, B., Oeberst, A., Augustin, D. (2004). ‘A Model of Aesthetic Appreciation

and Aesthetic Judgments’, British Journal of Psychology, 95(4), 489-508

Solso, R. (2003). Psyhology of and the Evolution on the Conscious Brain. Cambridge: MA,

MIT Press.

Winston, A. S. and Cupchik, G. C. (1992). ‘The Evaluation of High Art and Popular Art by

Naive and Experienced Viewers’, Visual Arts Research, 18(1), 1–14.

Wittgenstein, L. (1958). ‘Philosophical Investigations. Trans