Bu makalede; müziğin beynimizdeki anatomik ve fizyolojik yeri, nöro biyoloji ve nöro fizyoloji metot ve görüntüleme teknikleri ışığında; müzik ve beyin kompleksi, müzik ve altın oran tekniklerini göreceğiz. Ayrıca; hem müziğimizi geliştirebilmemiz için beynimizi, hem de, beynimizi geliştirmek için müziği nasıl kullanmamız gerektiğini öğreneceğiz.
Walter Russell’in aşağıdaki harika cümlesiyle başlamak istiyorum.
To know the mechanics of the wave, is to know the entire secret of Nature
Dalganın mekaniğini bilmek, doğanın tüm sırrını bilmektir, derken; müzik ve ses dalgaları arasındaki ilişkiye atıf yapmıştır.
Peki ya Müziğin Antik Felsefesi;
Pisagorun, evrensel müzik üzerine söylediği şu cümle ile devam edelim.
There is geometry in the humming of the strings, there is music in the spacing of the spheres.
Tellerin kıpırtısında geometri vardır, küreler arasındaki boşlukların hesaplanmasında da müzik var.
Pisagor ve öğrencileri her şeyin matematikle ilgili olduğuna, sayıların nihai gerçek olduğuna, matematik aracılığıyla her şeyin tahmin edilebileceğine ve ölçülebileceğine inanmışlardı. Pisagor ayrıca müzikteki matematiği keşfetmiştir. Ona göre, bütün hızla giden şeyler bir ses çıkarırlar, dolayısıyla yıldızlar da bir ses çıkarırlar; bu sesin yüksekliği yıldızın merkezi ateşe olan uzaklığıyla orantılıdır. Böylece, göklerin de bir musikisi vardır, ama bunu sıradan ölümlüler işitemezler. Bunun da ancak; insanoğlunun kendi yaratılışına uygun müzik türlerini tercih etme yönündeki çabasıyla, başarabileceği unutulmamalıdır.
‘’Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal,
Bâkî kalan bu kubbede, bir hoş sedâ imiş” (Bâkî Divanı)
‘Yüksek sesini bu aleme Davut (a.s) gibi bırak, çünkü bu gök kubbede ebedi kalan ancak, hoş bir ses imiş.’
Dizeleri ile müziğin insan hayatında ne kadar önemli olduğunu vurgulamıştır, Baki Divani.
……………………………………………………………………………………………………………
Müziğin tanımı ile, yazımıza devam ediyorum.
Müziği; duygu, düşünce ve imgeleri, değişik şekillerde anlatma sanatı veya bu şekilde düzenlenmiş eserlerin, tek ve/ya çok sesli olarak, söylenip çalınması olarak ifade edebiliriz.
Peki, müzik algısının beyindeki merkezi lokalizasyonları neresidir?
Öncelikle, şunu belirtmemde yarar var ki; diğer birçok sanat dallarında olduğu gibi, müzik sanatının da, beynimizde özel bir alanı yok. Tüm beyin bölgelerinin, eş zamanlı olarak birbirleriyle çalışması suretiyle, icrası olduğumuz müzikler ortaya çıkmaktadır. Buna rağmen, bazı beyin bölgeleri vardır ki; diğer bölgelere nazaran, daha fazla görev alırlar.

Şekil 1- Yukarıda tarafımdan oluşturulmuş anlatı; Müzik ve Beyin, arasındaki etkileşimi göstermektedir. Müzikle ilgili olan, her beyin bölgesini dikkatli bir şekilde izlemeniz gerekmektedir, zira; müzik beynin her alanlarıyla ama yukarıdaki belli alanlar ile, daha çok ilgili, bir sanat dalıdır.

Şekil 2 -Yukarıdaki tabloda ise; en solda müzikle ilgili beyin bölgesi yer alırken, hemen yanındaki sütunda ise, ilgili beyin bölgelerini görebilirsiniz. En sağdaki üçüncü sütun ise, Beyin-Müzik etkileşimini göstermektedir. Bu görevlerin atıf ve atamaları yapılırken; müzik ile ilgili terim ve tanımlamaları bilmek ve ilgili beyin alanlarıyla, ilişkilerini görmek gereklidir.
Ses; titreşim yapan bir kaynağın hava basıncında yaptığı dalgalanmalar ile oluşan ve insan canlısında işitme duyusunu uyaran fiziksel bir hadisedir. İnsanlar üzerinde olumsuz etki gösteren, istenmeyen ve dinleyene bir anlam ifade etmeyen hoşa gitmeyen seslere ise, gürültü denir.

Şekil 3– Kulaktan başlayıp, sinirsel yollar ile, beyine yolculuk yapan, elektro-kimyasal örüntüler, bizlere müzikal ziyafet sunarlar.

Şekil 4 – Bir insan kulağının, içerden dışarıya doğru çekilmiş fotoğrafı ve kulak zarı görüntüsü.
Nöroestetik gereği; bazı sesler (ses dalgaları), bazı kişilerce güzel bulunurken, bazı dalga boyuna sahip sesler ise, gürültü olarak algılanır ve sevilmezler. Aşağıda sol taraftaki, prüzsüz ve güzel ses dalgalarından oluşmuş seslerin, beyinde yapmış olduğu pozitif etkileri görmektesiniz.
Sağ taraftaki şekilde ise; rahatsız edici seslerin, insan beyninde yapmış olduğu negatif etkiyi görmekteyiz. Bu negatif etki, özellikle; düşünme, karar verme ve çalışma beyin bölgesi olan Frontal Korteksi, çok kötü bir şekilde etkiler ki, bu da; bireylerin, Nöroergonomik olarak, zihinsel iş yükü altında bırakır. Bunun içindir ki; gürültülü bir ortamda, ders çalışmak, verimli olmak ve üretmek Frontal Korteksi, blokladığı için çok zordur.

Melodi; belli bir kurala göre meydana getirilen, kulağa hoş gelen, ses dizisi olarak ifade edilmektedir. Melodilerin, daha ziyade soyut olarak temsil edilip, enstrüman hız değişimlerinin gerçekleştiği bölge, Süperiour Temporal Korteks olduğu bilinmektedir.
Bunlardan bir diğer tanım ise, tınıdır.
Tını; bir cismin titreşiminden çıkıp, hava ve ilgili madde molekülleri sayesinde ilerleyen sesi, başka bir nitelikteki bir cismin, aynı yükseklikte çıkan sesinden, ayırt etmesini sağlayan bir beyinsel süreçtir. Tınıların, sağ işitme korteksini; müzik parçası provasının yoğun bir şekilde yapılmasının da Dorsolateral ve İnferior Frontal korteksi tespit edilmiştir.
Bu süreç, beynimizin; Right Anterolateral Heschl Girus kısmıyla, algılanmaktadır, öyle ki; bu bölgenin hasarlanması, Bilateral Primer işitme korteksi (A1) lokasyon bozulmasına bağlı olarak, tını algı problemi ve uyumsuz sesleri tanıyamama problemleri oluştuğu görülmüştür.

Şekil 5- Yukarıda bulunan resim; Tını’nın sağ ve sol anterolateral heschl’s girus alanlarıyla, ilgisi görülmektedir. (Karşılıklı mavi alanlar)
……………………………………………………………………………………………………………………..
Peki; ya beyinde belli hasarlar varsa, sanatçının müziğine yansıması nasıl gerçekleşir?
Eğer, bireyin; sağ Temporal bölgedeki işitme korteksinde bir hasar olursa, müzik eşliğinde düzenli tempo tutamaz. Beyincik ve Basal Gangliyon hasarlarında ise, motor ve algısal zamanlama bozukluğu ve tamamlayıcı motor alan ile Premotor Korteks hasarında ritim algısı ve ritim üretememe söz konusu olmaktadır. Bu da bize tını ile ilgili duyusal alanların daha ziyade işitme alanları ve ritim gibi işlevle ilgili olanların ise motor alanlarla aynı lokalizasyonda olduğunu göstermektedir.
Ritim ise, bir dizede, bir notada; vurgu, uzunluk veya ses özelliklerinin ve durakların düzenli bir biçimde tekrarlanmasından doğan ses uyumudur.
Bunun yanı sıra, kişi müziği hayalinde canlandırdığında da Sekonder işitme korteksinde (32), ya da, sevilen bir parça dinlenirken; Ventral Striatum, İnsula ve Orbitofrontal Kortekste, aktivasyon gerçekleştiği bulunmuştur.
Müzisyenler ile müzisyen olmayanlar üzerinde yapılan bir çalışmada; müzisyenlerin sol Planum Temporale’ lerinin daha büyük, Anterior Corpus Callosum’larının ise daha geniş olduğu nöro-görüntüleme teknikleriyle saptanmıştır.

Şekil 6– Herhangi bir enstürümantal müzik aleti çalan kişilerin; soldaki fotoğrafta eflatun alan ile gösterilen kısmın ve Corpus Callosum’ larının ön taraflarının, müzik ile ilgilenmeyen kişilere göre, daha büyük ve daha gelişmiş olduğu görülmüştür.
Özellikle; erken yaşlarda başlanan müzikal eğitimlerin, bu bölgeler başta olmak üzere, beynini diğer bölgelerinde de, pozitif gelişmelere neden olmaktadır. Öyle ki; gebeliğin son dönemlerinde (34-40 hafta) yapılan çalışmalarda, fetüsün saf tonlu, akustik uyaranlar ile, tepkisel olarak ilgilendiği görülmüştür. Diğer bir çalışmada gene; fetüsün, gebeliğin 20. haftasının başından itibaren ve gebeliğin 26-27. haftasına kadar sesli bir uyarıya tepki gösterebildiğini tespit etmiştir.
Gestasyonel hayatın 27-35. haftasındaki fetüslerin, işitsel uyaranlara (250-500 Hz) davranışsal alışkanlık gösterdiğini ve fetüsün gestasyonel yaşın 35. haftasında farklı sesler; örneğin 250-500 Hz ve “ba” ve “bi” arasında ayrım yapabilme yeteneğine sahip olduğunu, fakat gebelik haftasının 27. haftasında daha az kapasiteye sahip olabileceğini göstermiştir.
Ayrıca, gestasyonel hayatın 28-38. haftasında olan fetüslerde müziğe cevap olarak, kalp atım hızında (HR) değişikliklerin görüldüğü tespit edilmiştir. Fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) çalışmaları, gebeliğin 33. haftasındaki fetüste sese karşı sol Temporal Lobda aktivasyon oluştuğunu göstermiştir.
Ayrıca sol Hemisferlerinde dominant aktivasyon görüldüğü, enstrümanlarının korteks temsil alanlarının daha geniş olduğu ve erken yaşta eğitim verildiyse daha fazla kortikal aktiviteye sahip oldukları tespit edilmiştir. Müzisyen olmayanlarda ise Planum Temporale’lerin nispeten eşit ve sağ Hemisferde dominant aktivasyon olduğu görülmüştür.
Ayrıca, müziğin işlenmesi için doğru hemisferik tercihlerin oluşmasında ve akustik uyarıların zamansal ve spektral yönlerinin işlenmesinde de sol ve sağ işitme kortekslerinin farklı şekilde uzmanlaştığı ifade edilmiştir. Sol hemisfer daha iyi temporal (zamansal) çözünürlüğe (konuşma analizinde önemlidir) sahip iken; sağ hemisferin daha iyi frekans çözünürlüğüne (işleme hassasiyeti için önemlidir) sahip olduğu ifade edilmektedir.
…………………………………………………………………………………………………………..
Nörolojik hastalık ile ses / müzik arasındaki bağlantının, muhtemelen müziği en çok beğenen ve dinleyen kişilerde ortaya çıktığı ifade edilmektedir. Müzik ve beyin fonksiyonlarının etkileşimi, Temporal lobdaki darbelerden veya diğer patolojilerden sonra belirli müzik yeteneklerinin kaybolabileceği gözleminin sınırları içerisinde olduğu tespit edilmiştir. Sağ Temporal Lob bölgesi lezyonlarında daha sık görülen; melodileri çalma, melodileri tanıma, şarkı söyleme ve hatta bir ritim takip etme yeteneklerinin olumsuz etkilenebileceği bildirilmektedir.
………………………………………………………………………………………………………

Yukarıda bir keman sanatçısının, beyni ve diğer vücut bütünlüğüyle olan etkileşimini görmektesiniz.
Mamut KIZILASLANOĞLU – Mühendis
KAYNAKCA:
Gegenfurtner, K.R. (2005). “Beyin ve Algılama”, İnkılâp Kitabevi, Ankara.
Butler, J. Donalt. (1957)., Four Philosophies and Their Practice in Education and Religion, New York
M Bucuk M, Tomic Z, Bralic M, Rudez J, Jurjevic A. A case with giant arachnoid cysts manifested as migraine. Wien KlinWochenschr 2008;120:665
Göktepe, M. (2000). “Müzikte Ses, Süre, Hız, Yoğunluk”, Başar Ofset, Ankara.
Steward L, Walsh V (2001). “Neuropsychology: Music of The Hemispheres”, Current Biol; 11: R125-R127.
https://www.cognifit.com/tr/brain, Access: May 2018.
Anonim 1: http://www.americola.com/sites/Music_education erişim tarihi: 13. 07. 2008
Anonim 2: https://en.wikipedia.org/wiki/Music_education Erişim Tarihi:06. 11. 2015
Anonim 3: https://en.wikipedia.org/wiki/Music_education Erişim Tarihi: 06. 11. 2015
Anonim 4: http://www.world-top-10.com/list/World-Top-Music-School/19 Erişim Tarihi: 20.11.2015





