Neuro Business

Müzisyen Beynin Nöroergonomisi

Ruhun Değil, Beynin Gıdası Olan Müziğin, Nörobilimsel Temeli.

Walter Russell’a ait;
‘’To know the mechanics of the wave, is to know the entire secret of Nature.’’
‘’Dalganın mekaniğini bilmek, Doğanın tüm sırrını bilmektir.’’

Sözü; müziğin dalgalardan oluşmuş bir, mekanik güzellik olduğunu belirtmiş olabilir mi aslında? Muhtemelen olabilir, bu bağlamda; müziği ve onu oluşturan parametreleri, incelemek gerçekten güzel olacaktır.  Bu mekanizma parametreleri için; ses dalgalarını yansıtan kaynak olarak keman gövdesi ve tellerini tayin ederek; adım adım müzik oluşumunu anlatmaya çalıştım, keyifli ve güzel okumalar. Peki, ses dalgalarından, insanların hoş vakit geçirmelerine katkı sağlayan, müzik-kulak ve beyin üçlemesinde, yaşananlar nelerdir? Ses dalgalarını, müzik tınısına çeviren sistem nasıl oluyor da, müzik evrenselliğini oluşturuyor?

Maddesel ortama aktarılan enerjiler; katı, sıvı ve gaz halindeki molekülleri titreştirir, bu durum da; enerjinin ortamda bulunan diğer molekülleri de, titreştirmesiyle, ses dalgalar halinde yayılır. Kulak zarına ulaşan titreşimler beyin tarafından ses olarak algılanır.

Kulak; biyolojik ses dalgası dedektörü;
Aşağıdaki 2 görselde; ses dalgasına ait; dalga boyu, tepe, genlik ve çukur detaylarını görmektesiniz.

Ses dalgalarının havadaki hızı 340 m/s ‘dir. Işık hızına göre çok düşüktür. Işığın boşluktaki hızı yaklaşık olarak 3.108 m/s ‘dir. Işık hızının sesten daha hızlı olduğunu gözleyeceğimiz en iyi doğa olayı yağmurlu havalarda yıldırım görüldükten daha sonra gök gürültüsünü duymamızdır.

Müziği oluşturan, ses dalgalarının frekansları, Hertz (Hz) cinsinden ya da saniyedeki, sabit bir noktadan geçen dalgaların, sayısı ile ölçülür. İnsan kulağı normal şartlarda; 20 Hz. – 20.000 Hz. frekans aralığındaki sesleri duyar. 20 Hz. değerinin altındaki sesleri duyamayan insan, buna İnfrasound derken, 20.000 Hz. değerinin üstündeki yüksek perdeli seslere ise, Ultrason demiştir ki, bu sesleri de insan kulağı duyamaz.

Şekil 1 – İnsan kulağının, duyabileceği ses aralığı; beyinde Temporal Lob bölgesi merkez olup, diğer beyin bölgeleriyle yapılan, ortak  çalışmalar ile gerçekleşir.

…………………………………………………………………………………………………………..

Sesin duyuluşu; Temporal Lob’ daki, Broca alanıyla, beynin diğer kortikalları aracılığıyla anlamdırılarak, günlük hayatımıza yön veren, işitselliğe evrilir. Bunlardan biri de, müzik olup, bu ses dalgalarının oluşturduğu hoş melodiden oluşur.

Şekil 2 – Yukarıda hazırlamış olduğum resim anlatısı, müzik ile ilgili, beyin bölgelerini göstermektedir. Kırmızı ve yeşil bantların, herhangi bir müzik aleti çalarken, birincil derecede önemli roller oynarlar.

………………………………………………………………………………………………………………..

Müzik; insanda var olma sürecini, ana rahmindeki bebeğin beyniyle başlar ve yaşam boyu devam eder.

Şekil – 3  İnsan yavrusunun; ses ile tanışması; anne karnında, anneye ait; diyafram, et ve kemik maddesi vb. ses dalgalarının iletileriyle başlar.

Müzik beyinde; başlayıp yol aldıkça, beynin dört ana kısmı: Frontal Lob, Parietal Lob, Temporal Lob ve Oksipital Lob ve bunlara bağlı olan, alt bölgelerin hepsi farklı yönlerde çalışır. Çünkü müzikle birlikte, elementlerimiz sürekli değişir ve farklı yolları takip ederek, nöron devrelerini tamamlar.

Devre şu şekilde gerçekleşir.

  • Kemandan çıkan ses dalgalarının, insan kulağının, dışarıdan ilk bölümü olan, dış kulağa gelmesiyle süreç başlar.

Bu bölümde devrede olan beyin bölgeleri; İşitsel Korteks başta olmak üzere, Motor Korteks ve beyincikte görevlerini üstlenirler.

Şekil – 4 Keman çalan bir müzisyenin; Motor ve Somatosensöry Motor Korteksleri çalışırken, Kulakları ve Premotor Alanları da beraber çalışarak, ses dalgalarının, müzik seslerine çevrilmesinde roller alırlar. Kemanın yapıldığı ağaç ve tahtanın; kalınlığı, cinsi, şekli ve yoğunluğu gibi parametreler ve keman tellerini oluşturan maddenin; cinsi, kalınlığı, gerilme kuvvetleri, frekans ve şiddetleri gibi faktörler, ses dalgalarının çeşitliliğini sağlar.

………………………………………………………………………………………………………

  • Buradan orta kulağa gelen, ses dalgaları; kulak zarı ve küçük kulak kemikçikler ile titreşim etkileşimine girerler.

 Şekil 5 – Cocleha ve Talamusun, müziksel duyumda görevler aldığını yukarıdaki şekilde görülebilir.  

…………………………………………………………………………………………………….         

 

  • Orta kulak; bu ses dalgalarının titreşimini, iç kulağa ileterek, diğer evreye geçilmiş olur.
  • İç kulağın; salyangoz şeklindeki yapısı, Koklear ve içerikleriyle, çok miktarda yapısal hücre barındırır ki, ses dalgaların, seslere çevrilmesinde roller üstlenir.
  • İç kulak, titreşimleri elektriksel sinyallere çevirerek, sürecin; beynin anlayacağı bir dile dönüştürülmesini sağlar. Bu kısımda; birçok, nörotransmitter ki; başta Glutamat ve Asetilkolin olmak üzere süreçlere dahil olurlar.

 Şekil 6 – Gri madde farklılıkları ile beyin bölgeleri, müzik ile değişime uğrayarak SANATSAL NÖROPLASTİSİTE denilen, beyin gelişimine neden olmaktadır. Yukarıda; profesyonel müzisyenler, amatör müzisyenler ve müzisyen olmayanların beyin bölgelerinin farklılıklarını görmektesiniz. 69 milimetrelik, sol Motor Korteksin en çok gelişmiş olduğu beyin bölgesi, devamlı müzik aleti çalan sanat profesyonellerinde gerçekleşirken, motor gelişimleri en az olanlar ise, hiç müzik aleti çalmayanlarda görülmüştür.

……………………………………………………………………………………………………………

 

  • Elektrik sinyalleri; Aksiyon Potansiyellerini ateşleyen, Sinaps Potansiyelleri tarafından, harekete geçirilerek, nöronlar tarafından beyine taşınır.

Şekil 7-  Bir insan canlısının; kulak yapısını görmektesiniz. Dışarıdan, ses dalgalarıyla başlayan sistem; elektro-kimyasal atımlar ile beynin anlayacağı nöro-dil programına çevrilerek, müziğin oluşumu sağlanır.

  • Cerebral Cortex, kısmına gelen elektro-kimyasal atımlar, Amigdala, Broca Alanı, Hipokampus ve Talamus vb. beynin diğer alanlarıyla etkileşime girerek; ritim, müzik duygusu, melodi, anı vb. süreçlerin oluşumunu sağlarlar.

Şekil 8 – Broca ve Wernicke Alanları, müzik dinlerken ve şarkı söylerken, beraber çalıştığı önemli iki beyin bölgesidir.

  • Müzik duygusu bu safhada oluşur ki; 3 ana bölge rolleri üstlenir.

Bu alanlar; Frontal Cortex, Nucleus Accumbens ve Amigdaladır. Unutulmaması gerekir ki; müzik Amigdalada yaşanır ve Frontal Korteksde, rasyonelleştirilir.

Şekil 9 – Müzik oluşumunda; sarı renkle gösterilen ve duygularla ilgili beyin bölgesi olan Amigdala ve Frontal Cortex’ i görmektesiniz.

………………………………………………………………………………………………………

 

Müziğin terapi özelliği, burada kendini bulur ve sizin müzikle mutlu olmanızı sağlar. Müzik ve terapi konulu yabancı litaratür çalışmasına bu linkten ulaşabilirsiniz.                                  http://www.the-scientist.com/?articles.view/articleNo /48611/title/Exploring-the-Mechanisms-of-Music-Therapy

 

  • Peki ya Hipokampus? Bu hafıza deposu ise, dinlediğiniz müziğin anılarını saklayarak, sizi bir sonraki aynı müziği dinlerken, aynı duyguları ve psikolojiyi yaşamanıza neden olurlar. İnsanların; düğün şarkılarının, aşk şarkılarının, sevdikleri danslarının müziklerinin olması bu nedenledir.

Şekil 10 –  Nöro-görüntüleme teknikleriyle çekilen yukarıdaki bir fotoğrafta; bir insan beyninde oluşan; akson-dentrit birleşmelerini görmektesiniz. Müziğin oluşumu; bu sinaptik bağlantılar sayesinde, beynimizin diğer ilgili alanlarına taşınarak gerçekleşir.

……………………………………………………………………………………………………

  • Amigdala’nın, hissettirdiği duygusal tepkiyi, Kaudak Nucleus denilen Basal Ganglion çekirdekleri ortaya çıkarır. Özellikle; müziğe ritm tutmak, el çırpmak, kol ve ayak hareketleriyle, eşlik etmek Basal Ganglionlar ile gerçekleşir.
  • Beyincik boş duruyor mu? Elbette hayır. Müziği dinlerken; tüylerinizin diken diken olması, irkilip kendinize gelmeniz, göz ve beden kaslarınızı gevşeterek rahatlamanız vb. bedensel durumlarınız, beyincik tarafından koordine edilerek, müziği yaşamanızı sağlar.

Şekil 11 – İzafiyet teoremini, kuramsallaştıran Einstein; beyninin özellikle Motor kısımlarını kullanarak, çok iyi keman çalabiliyordu.

 

  • Özellikle kadınlarda daha gelişmiş olan, Corpus Callasom ise; bir lif otoyolu olup, her iki yarım küredeki, sanatsal melodilerin ve müziğin, yapılaşmasında görevler alır.
  • Şarap ve müzik merkezi olan insula ise müzik sevenlerin; şömine karşısında bir kadeh şarap içerek, tadına vardıkları müziksel ziyafetin, ana karakterlerinden biridir.

Şekil 12 – İnsula; şarap ve müzik merkezidir.                                                                                                

Sonuç olarak diyebilir ki; beynin her tarafı dinamik ses dalgalarını, müziğe çeviren bir donanımdır. Konuyla ilgili diğer makalelerime, yine bu web sayfasından ulaşabilirsiniz.

 

Mahmut KIZILASLANOĞLU – Sanat Koçu

NEURO BUSİNESS & ARTNEURO – Akademi Ve Danışmanlık Merkezi Kurucusu’

 

 

Bu Makalenin Yazımında Kullanılan Referanslar:
Aguirre, A. D., Chen, Y., Fujimoto, J. G., Ruvinskaya, L., Devor, A., Boas, D. A.,

  1. Depth-resolved imaging of functional activation in the rat cerebral cortex using optical coherence tomography. Opt Lett, 1;31(23):3459-61.

Amunts, K., Schlaug, G., Jancke, L., Steinmetz, H., Schleicher, A., Brabringhas, A., Zilles, K., 1997. Motor cortex and hand motor skills: structural compliance in the human brain. Human Brain Mapping, 5:218-221

Ardila, A., 1999. The role of insula in language: an unsettled question. Aphasiology 13: 79-87. 206-215.

Aydın, K., Uçar, A., Oğuz, K., Okur, Ö., Agayev, A., Ünal, Z., Yılmaz, S., Öztürk,

C., 2007. Matematikçilerin pariyetal kortekslerinde kullanıma bağlı gri madde dansite artışı, 28. Ulusal Radyoloji Kongresi, Antalya, Türkiye,

Ekim 27-31.

Baharloo, S., Service, S., Risch, N., Gitschier, J., Freimer, N., 2000. American Journal of Human Genetics, 67, 755-758

Bench, C. J., Frith, C. D., Grasby, P. M., Friston, K. J., Paulesu, E., Frackowiak,

  1. S. J., Dolan, R. J., 1993. Investigations of the functional anatomy of attention using the stroop test, Neuropsychologia, 31:907.

Berk, L., 1994. Infants and children: Prenatal through early childhood, Boston, MA: Allyn and Bacon.

Bertoncini, J., Morais, J., Bijeljac-Babic, R., McAdams, S., Peretz, I., Mehler, J.,

  1. Dichotic perception and laterality in neonates. Brain and Language, 37, 591–605.

Bever, T. G., Chiarello, R.J, 1974. Cerebral dominance in musicians and nonmusicians. Science,185(150):537–539.

Blakeslee, S., 2007. A Small Part of the Brain, and Its Profound Effects. The New York Times.

Boettcher, W. S., Hahn, S. S., Shaw, G. L., 1994. Mathematics and Music: A

Search for Insight into Higher Brain Function, Leonardo Music Journal, Vol. 4, pp. 53-58.

Bookheimer, S., 2002. Functional MRI of language: new approaches to

understanding the cortical organization of semantic processing, Annu Rev Neuroscience